26 AĞUSTOS 1922 ve TINAZTEPE

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Büyük Taarruz Haritası 26 Ağustos 1922

Kurtuluş Savaşı’nın son evresi 26 Ağustos 1922’de Afyonkarahisar – Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz ile açılmış ve 9 Eylül 1922’de Izmir’in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanmıştır.

Kocatepe, Anadolu’nun ve Türk Ulusu’nun kurtuluşunu sağlayan Büyük Taarruz’un, 26 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutan Mustafa Kemal tarafından başlatıldığı, sevk ve idare edildiği yerdir. Tepeye 1953 yılında kesme taştan anıt yapılmış ve üzeri çiçek kabartmalı mermer yazıtlar konulmuştur. “Başkomutan Tarihi Milli Parkı” içerisindedir.

Rakımı 1040 m. olan Afyon Ovası’ndan rakımı 1874 m. olan Kocatepe’ye tırmanırsanız, Yaklaşık 15 dakika yol aldıktan sonra küçük ve şirin bir dağ kasabası olan Büyükkalecik’e ulaşırsınız. Kocatepe’nin kuzey yamaçları olarak adlandırabileceğimiz bu bölgede çok çetin muharebeler yaşanmış.

Kasabanın girişinde, Kurtkaya mevkiinde 27 Ağustos 1922 günü bu bölgede şehit olan 103 kahraman askerimizin adına yaptırılan Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği bulunmaktadır. Büyükkalecik’i geride bıraktıktan 10 km. sonra meşhur fotoğrafıyla hafızamızda yer etmiş MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün Kocatepe duruşunu bir anıt olarak pruvamızda görmenin heyecanıyla adı gibi heybetli olan Kocatepe’ye ulaşırsınız. Atatürk Anıtı’yla, göklerde dalgalanan bayrağıyla, topuyla, siperleriyle ve o tarihi dokusuyla birden 89 yıl geriye götürür sizi KOCATEPE.

Kısaca geçmişi hatırlarsak ;

Sakarya Savaşı’ndan sonra, kamuoyunda ve TBMM’nde taarruz için sabırsızlık baş göstermişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922’de Büyük Millet Meclisi’nin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara açıklamalar yapmıştı.

“Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür” diyerek bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışırken, diğer taraftan da orduyu, son zaferi sağlayacak bir taarruz için hazırlıyordu. Haziran 1922 ortalarında, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçmek kararını almıştı. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç alacak şekilde vurmaktı. Mustafa Kemal Paşa, ordu birlikleri arasında bir futbol maçı organize edilmesi bahanesiyle ordu komutanlarını Akşehir’e davet etti. Böylece Yunanlıların ve İşgal Devletlerinin dikkatleri çekilmeyecekti. 28 Temmuz gecesini, komutanlarla genel taarruz hakkında konuşarak geçirdi ve gereken direktifleri verdi. Mustafa Kemal Paşa, daha sonra 20 Ağustos 1922’de Ankara’dan Akşehir’e giderek, 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz emrini verdi. Çok gizli bir şekilde yürütülen bu olayları kamuoyundan saklamak maksadıyla, 21 Ağustos’ta Çankaya köşkünde bir çay daveti verileceği gazete ve ajanslara bildirilmişti.

26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe’deki yerini aldı. Büyük taarruz burada başladı. Topçuların sabah saat 04:30’da taciz ateşi ile başlayan harekat, saat 5:00’te önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti.

Piyadelerimiz, Sabah 06:00’da TINAZTEPE’ye hücum mesafesine yaklaşarak, tel örgüleri aşıp, Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra, TINAZTEPE’yi ele geçirdiler. Bundan sonra, saat 09:00’da Belentepe, daha sonra Kalecik düşmandan temizlendi. Taarruzun birinci günü, sıklet merkezindeki 1. Ordu Birlikleri, Büyükkalecik’ten Çiğiltepe’ye kadar on beş kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu. 2. Ordu da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

26 Ağustos günü Türk Ordusunun Büyük Taarruz’u, Genelkurmay Başkanlığı’nca TBMM’ne bildirildi. Bu haber Meclis’i coşturdu ve heyecanlı gösterilere vesile oldu. 27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken, Türk Ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve insan üstü çabalarla gerçekleştirildi. 27 Ağustos saat 18:00’de Afyon, 8. Tümen tarafından kurtarıldı. Afyon, kurtuluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştu. Başkomutanlık karargâhı ile Batı Cephesi Komutanlığı karargâhı Afyon’a taşındı. 28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz harekâtı düşmanın 5. Tümeninin çevrilmesi ile sonuçlandı. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçerek muharebenin süratle sonuçlandırılmasını gerekli buldular. Düşmanın çekilme yollarının kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak, tamamen teslim olmalarını sağlama yolunda karar aldılar. Karar süratli ve düzenli bir şekilde gerçekleştirildi. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekatı Türk Ordusunun kesin zaferi ile sonuçlandı. Büyük Taarruz’un son safhası askerî tarihimize Başkomutan Meydan Muharebesi olarak geçmiştir.

30 Ağustos 1922 Başkomutan Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak, Dumlupınar’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta tamamen yok edilmiş veya esir edilmişti. Böylece tasarlanan kesin sonuç beş gün içinde elde edilmiş ve hazırlanan plan tam başarı ile uygulanmıştı. 30 Ağustos 1922’nin gurur verici zaferi ile Mustafa Kemal, kaçabilen düşmanın takip edilmesini ve üç koldan Ege’ye doğru ilerlemesini uygun buldu. “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri” diyerek, tarihi emrini 1 Eylül 1922’de verdi. Yunanlılar, İzmir’e doğru kaçmaktaydı. Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis dahil çok sayıda esir ele geçirilmişti. Ordumuz bu muharebede, on beş günde 400 kilometre katederek, 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girdi. Sabuncu Bel’den geçen 2. Süvari Tümeni, Mersinli yolu ile İzmir’e doğru akarken, bunun solunda 1. Tümen de Kadife Kale’ye doğru yürüyordu. Bu tümenin 2. alayı Tuzluoğlu Fabrikasından geçeerek Kordonboyu’na ulaştu. Yüzbaşı Şeref Bey Hükümet Konağı’na, 5. Süvari Tümenimizin önceüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık dairesine, 4. Alay Komutanı Reşat Bey de Kadife Kale’ye bayrağımızı çektiler.

İzmir’de askerlerimiz coşku içinde karşılandılar ve çiçek yağmuruna tutuldular. Süvarilerimizin Kordon boyundan geçişi çok görkemli idi. Kurtuluş zaferinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir’in kurtuluşunu Belkahve’den seyretti. Türk Ordusunun, 400 kilometrelik bir mesafeyi savaşarak katedip İzmir’e ulaşması içeride ve dışarda hayret ve takdir uyandırdı.

Yüce Önder tüm bu gelişmeleri Nutuk’ta şu şekilde özetlemiştir: ‘’Efendiler 26/27 Ağustos günlerinde yani iki gün içinde düşmanın Karahisar güneyinde 50 ve doğusunda 20-30 kilometre uzunluğundaki tahkim edilmiş cephelerini düşürdük. Yenilen düşman ordusunun bütün kuvvetlerini 30 Ağustos’a kadar Aslıhanlar yöresinde kuşattık. 30 Ağustos’ta yaptığımız savaş sonunda düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık. Düşman ordusunun Başkomutanlığını yapan General Trikopis de esirler arasına girdi. Demek ki tasarladığımız kesin sonuç beş günde alınmış oldu. 31 Ağustos 1922 günü ordularımız ana kuvvetleriyle İzmir’e doğru yol alırken, diğer birlikleriyle de düşmanın Eskişehir ve kuzeyinde bulunan kuvvetlerini yenmek üzere ilerliyorlardı.’’

yunan-isgali-1

İşte bu Milli Mücadele ruhunu ilk günkü heyecan, kararlılık ve azimle yeniden canlandırmak için Afyon Kocatepe Üniversitesi tarafından her yıl ‘’Akşehir’den Kocatepe’ye Zafer Yürüyüşü’’ düzenlenmektedir. Yürüyüşe Türkiye’nin dört bir yanından gelen üniversite öğretim elemanları, öğrenciler ve il temsilcileri katılmaktadır. Program 23 Ağustos’ta Anıtkabir ziyaretiyle başlar ve aynı gün akşam Akşehir’e geçilir. Burada Kurtuluş Savaşı’nda ordumuzun karşı taarruz planını dikkat çekmeden görüşmek üzere kolordu komutanları ile bir araya gelmek için düzenledikleri futbol maçının canlandırılması yapılır. Ertesi gün trenle Afyon’a geçilir ve 25 Ağustos’u 26 Ağustos’a bağlayan gece Şuhut’ta başlayan ve Kocatepe’de biten Zafer Yürüyüşü icra edilir. Sabah saat 04:30’daki taarruz saatine kadar süren, geniş çaplı bir organizasyondur.

Büyük Taarruz, Türk tarihinde bir dönüm noktası ve Türk milletinin ebediyen hür, bağımsız yaşama azminin muhteşem bir sembolüdür. Biz de bu sembolü Kocatepe’de, yani yerinde gördük.

Afyonkarahisar’a yolu düşen herkesin bu muhteşem anıtı yerinde görmesini tavsiye ederim.

TINAZTEPE KASABASI’ndan  genel  bir  görünüş

Tınaztepe, Afyon Antalya devlet karayolunun karayolunun 2.8 km. doğusunda yer almaktadır.İl merkezine uzaklığı karayolu ile 25 km,Demiryolu ile 20 km.dir.İlçe merkezine uzaklığı ise 12 km’ dir.Tınaztepe kurtuluş savaşının geçtiği bir yer olmasından dolayı ayrı bir öneme sahiptir.Bu güne kadar kendini dış dünyaya iyi biçimde tanıtamamanın eksikliği içindedir.  Kasaba halkı geçimini büyük oranda tarım ve hayvancılıktan sağlamakdatır.Bundan dolayı çok büyük göçler vermiştir.

Reklamlar

One comment on “26 AĞUSTOS 1922 ve TINAZTEPE

  1. Bu günleri bizlere hediye eden ama kendi canlarınıdan vazgeçen bütün şehitlerimizi saygı ile anıyorum.Benim Oltulu Dedem Casim onbaşı da Tınaztepede düşmana karşı mücadele emiştir. Savaş anılarını ve Atatürk’ü anlattığında mavi gözlernden ateşler saçılırdı.Ne mutlu bize ki böyle bir ırkın tonalrıyız.Hepsiin ruhu şad olsun

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s