Afyonkarahisar Kaplıcaları

Afyonkarahisar İli, Türkiye’nin Ege Bölgesi’nde İç Batı Anadolu kısmında yer alan bir ilidir.

Türkiye Cumhuriyetinin 81 ilinden biri olan Afyon Karahisar ili, Anadolu yarımadasının batıya yakın ortasın ve Ege Bölgesinin iç kesiminde yer alır. İç Anadolu yaylasının Ege kıyılarına açılan bir eşiği, bir geçidi durumundadır. Çevresinde Eskişehir, Konya, Isparta, Denizli, Uşak ve Kütahya illeri bulunur. Kuzey Doğudan Güney Batıya uzandıkça alçalan ovaları ile hem Orta Anadolu’dan ve hem de Ege Bölgesinden sayılır. En Kuzeyde Eskişehir sınırından, en Güneyde Denizli sınırına kadar Kuzey Doğudan Güney Batıya uzunluğu 210 kilometredir. Eni ise Kütahya sınırından Isparta sınırına kadar Kuzey Batıdan Güney Doğuya 112 kilometredir. Denizli’ye doğru incelerek eni 20 kilometreye kadar düşer, bir parça halindedir.

İlin diğer komşu illerle sınırları; Eskişehir ile 12, Konya ile 96, Isparta ile 152, Denizli ile 128, Uşak ile 72 ve Kütahya ile 48 kilometre olup, sınırlarının toplam uzunluğu 616 kilometredir.

İlin dünya yuvarlağında yeri ise; yaklaşık olarak Londra’ya göre 29 derece 40 dakika’dan 31 derece 40 dakika doğu meridyenleri (Tul Daireleri) ile 37 derece 48dakida’dan 39 derece 15 dakika paralel (arz dairesi) arasında kuzey yarım küresinde yer almıştır. Yüzölçümü 14.555 kilometre karedir. Bu genişlik, Türkiye yüz ölçümüne oranla %2 dir. Sınırları çoğunlukla dağlarla sınırlanmıştır.

2000 yılnda 800 bini aşan nüfusu 2007 yılı kesin olmayan verilere göre 700 binin altında kalmıştır.

İç Anadolu iklim özellikleri görülen Afyonkarahisar’da yıllık sıcaklık ortalaması 11,2 oC’dir

Afyonkarahisar’ın Tarihi

Afyonkarahisar ilinin bulunduğu toprakları ilkin Hitit İmparatorluğu’nun sınırları içinde görüyoruz. Sonra Frig ve Lidya’lılara geçen bölge, M.Ö.6. Yüzyılda tüm Anadolu ile birlikte Pers egemenliğine geçiyor. Büyük İskender ile Makedonya İmparatorluğuna katılan topraklar, onun ölümünden sonra parçalanıyor. İskender’in generalleri Anadolu’ya paylaşmak için savaşa girişiyorlar.

Bundan sonra Afyonkarahisar topraklarında Selevkos ve Bergama Krallığı hüküm sürmekte. Roma İmparatoru I.Kanstantin zamanında, yöre Roma’ya bağlanıp halkı Hıristiyanlaştırılmaya çalışılıyor. Roma’nın ikiye ayrılmasından sonraki dönemde bölgeyi Bizans’ın egemenliğinde buluyoruz. M.S. 5. Yüzyılda Bizans İmparatoru Zenon, Afyonkarahisar yöresinde, Sasani’lerle savaşa tutuşuyor. 7. Yüzyılda Müslümanlığın birleştirdiği Arapların gözü Bizans’ın başkenti İstanbul’da. Bizans başkenti almak için yola çıkan Araplar, 739 yılında Afyonkarahisar kapılarına kadar geliyorlar. İslam inanışına göre; Battal Gazi, Bizans’la yapılan bu savaşlar sırasında şehit düşmüştür.

1071 zaferinden sonra Anadolu Türklere açılmış, Kutalmış oğlu Süleyman Şah emrindeki Türkler, tüm Batı Anadolu’yla birlikte Afyonkarahisar yöresini de fethetmişlerdir. Bizansı korumak ve kutsal toprakları geri almak isteyen Batı devletlerinin orduları, I. Haçlı seferiyle kısa bir süre yeniden Türklere katılması Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat dönemine rastlar. Keykubat, Afyonkarahisar’a ayrı bir değer vermiş, kenti onarttırıp, kalesini yeniden düzenletmiştir.

13. yüzyılın sonlarına doğru Afyonkarahisar, Türk beylikleri arasında güçlü bir durumda bulunan Germiyanoğulları’nın buyruğuna girmiştir. Yıldırım Beyazıt’ın 1390 yılında Osmanlı topraklarına kattığı Afyonkarahisar, O’nun 1402’de Timur’a yenilmesinden sonra yeniden Germiyanoğullarına verildi. Osmanlıların kısa sürede kendilerini toparlayıp, güçlenmeleri Germiyanoğulları’nın barışçıl yollar aramasına neden oldu. Devrim Sultan, Osmanlı sarayına gelin verildi. Germiyanoğlu 2. Yakup’un ölümünden sonra da, bu beyliğin tüm topraklarıyla birlikte Afyonkarahisar da Osmanlılara katıldı. O yıllarda adı Karahisar-ı Sahip olan Afyonkarahisar ve yöresi, İmparatorluğun 14 sancağından biri durumuna girdi. Anadolu beylerbeyliğine bağlı olan sancağın merkezi Kütahya idi. Tanzimattan sonra Hüdavendigar Valiliği kurulunca beş sancakla birlikte Afyonkarahisar’da bu merkeze bağlandı. 1971’edeğin Bursa’ya bağlı mutasarrıflık olan Afyonkarahisar, bu tarihte, bağımsız mutasarrıflığa dönüştürüldü.

XVII. yüzyılda Celali isyanları, 1833 yılında Kavalalı Mehmet Ali Paşa istilasıyla kara günler yaşayan Afyonkarahisar, en karanlık günleri 1921’deki I. Dünya Savaşı sonuyla, Kurtuluş Savaşı sonu arasında yaşadı. I. Dünya Savaşı sonrasında bütün Batı Anadolu kentleri gibi Afyonkarahisar da Yunanistan tarafından istila edildi. 28 Mart 1921’de kente giren Yunan birlikleri bilinemeyen bir nedenle 10 gün sonra çıkıp gittiler. 13 Temmuz 1921’de yeniden girdikleri kentte 1 yıl 1 ay 25 gün kaldılar. Afyonkarahisar, Büyük taarruzun ikinci günü 27 Agustos 1922’de düşman işgalinden kurtuldu. İşgal sırasında harabeye çevrilen kent, bozguna uğramış düşman ordular tarafından iyice yakılıp, yıkıldı. Büyük Taarruzun en büyük savaşları Afyonkarahisar ve Kütahya illerinin sınırlarında yapılmıştır. Mustafa Kemal’in yönettiği, Kocatepe Savaşı olarak bilinen ve Türk ordularına zaferi müjdeleyen, ünlü savaş da Afyonkarahisar ili sınırları içinde gerçekleştirildi. Türklerin 1. ordusuyla 2. ordusu arasında sıkıştırılan düşman birlikleri burada yok edildiler. Bu nedenle Afyonkarahisar, Kurtuluş Savaşımızın simgesi olmuş kentlerimizden biridir.

Afyon kalesi üstten görünüm

Afyon’un tarihi, M.Ö. 3000 yılına dayanmaktadır. Hitit, Frig, Yunan, Roma ve Bizans uygarlıklarının yaşadığı bu Anadolu toprakları, 12. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu yönetimine girmiştir. Afyonkarahisar, Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran Büyük Taarruz’da verdiği başarılı mücadele nedeniyle, “Cumhuriyetin kazanıldığı topraklar” olarak da anılmaktadır.

Türkiye’nin termal başkenti Afyonkarahisar, ülkemizin en fazla termal yatak kapasitesine sahip ilidir. Mermer ve traverten yatakları, şehrin ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Dünyanın en kaliteli beyaz mermeri İscehisar ilçesinden çıkartılmaktadır.

Afyon Kalesi

Jeolojik bir oluşum olan İscehisar, Döger, Seydiler bölgesindeki peri bacaları, Frig kaya anıtları, mezarları, Karahisar Kalesi ve eski evler, camiler, Arkeoloji Müzesi şehrin başlıca kültür varlıklarıdır.

İKBAL TERMAL OTEL

GAZLIGÖL TERMAL KAPLICASI

Afyon’un Kuzeyinde yer alan Gazlıgöl Kaplıcası İl merkezine 25 Km. uzaklıktadır. Ulaşımın kolay sağlanabildiği Gazlıgöl Termaline Hem Karayolu ( Afyon – İhsaniye ) hem de Demir Yolu ile ( Afyon – Kütahya – Eskişehir ) ulaşım imkanı mevcuttur. TARİHÇESİ : Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir kralmış kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Allah’a yalvarıp yakarırmış bir çocuğu olması için. Nihayet Kral Midas’ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş Kralın kıza Suna , genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış. Bu Güzel Kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu Çıbanları hiç bir hekim iyileştirememiş. Ağrısına , sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna ; yollara düşmüş. Dağ Tepe Demeden gezip dolaşır olmuş . Kral Midas kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın toprakları içindeki Afyon yakınlarına kadar gelmiş güzel kız . Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış. Biraz su içmek için su aramış. Şu an Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde Yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız , çevresindeki bataklığa aldırmadan koşmuş suya. Eğilerek o çamurlu sudan kana kana içmiş. Birde bakmış suyun deydiği yerlerde bir tatlı Gıcıklanma , bir sancı kesilme , bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendisini çamurlu suyun içerisine ağrıları yavaşlamış. Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış . Suna uyandığında ağrılarının kalmadığını , çıbanların kurumaya başladığı görmüş. O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta Sonra çıbanları yaraları tamamen geçmiş. Suların Akışının da Eski güzelliğine Kavuştuğunu gören güzel Suna sevinçinden deliye dönmüş. İleride onu gözleyen gözcüler , kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler . Suna başına gelenleri anlatmış ve saraya dönmüşler . Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas , kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş. Kızının da seni hangi hekim iyileştirdi. Söyle Hekim başı yapayım demiş. Suna’da beni hekim değil , ülkeden çıkan sıcak bir su iyileştirdi Baba diyerek cevap vermiş. Bunun Üzerine Kral Tez oraya bir hamam yapılsın gelen geçen dertlilere derman dağıtır diye ferman vermiş. Bu Kaplıcanın Frigyalılar zamanından beri kullanıldı sanılmaktadır.

Özellikleri

Kimyasak sınıflandırılmasının, bir karbonat , sodyum , karbondioksit ve hidrojen sülfürlü olarak yapıldığı gazlıgöl kaplıcası suyunun içinde daha başka ; klorür , iyadür , bromür , flarür , sülfat , nitrid , hidrofosfat , karbonat , bikarbonat, hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra , serbest karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazlarıda bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın tempa türü 64 cg. radıoaktiveleri Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında değişmekte olup pH degerleri ise 6,9 dur.

Şifa Özellikleri

Gazlıgöl kaplıcasından , içme ve banyo tedavileri için faydalanıldığı gibi suyun bulunduğu kapalı ortamlarda oluşan nemli ve buharlı havanın solumuda tedavi edici bir etken oluşturmaktadır. Genel olarak romatizmal hastalıklar ver dolaşım sistemi senromları rahatsızlıları adı altında ; karaciger , savrakesesi , miğde ve bağırsakların sipastik ağırlıkları sendromları nevralji , nevrit , artroz , soboreik deri hastalıkları ve kadın hastalıkları tedavisinde faydalı olduğu gözlenmiştir. İçme tedavisi ise kürler şeklinde yapılır . Suyun yapısında bulunan karbondioksidin periferik dolaşımı genişletici ve kan dolaşımını düzenleyici etkisi bulunduğundan tavsiye edilmektedir. Solunum yolu ise ; kalbin çalışma kapasitesine , ritmine , atım haçmine etkileri koroner damarları genişletici ve artariel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi ; solunum yolu ile ise ; kalbin çalışma kapasitesine , ritmine , atım haçmine etkileri koroner damarları genişletici ve arteriel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi ; solunum yollları rahatlatıcı faktörleri bulunmaktadır. AYrıca metobolizma hastalıklarında bir traftan sıcağın etkisiyle özellikle buğu banyolarında terleme ve yıkım faaliyeti hızlandırılırken içmece külleriyle metobolik faaliyet zincirinde önemli rolü olan organların çalışması düzenlenmektedir. Gazlıgöl kaplıcasında vücudun gereksinim duyduğu kombine bir tedavi ve dinlenme olanağı rahat bir şekilde sağlanabilmektedir. Tedavi Tesisleri : Kaplıcada halen 5 adet umumi havuzlu hamam, 9 adet havuzlu dublex villa, 16 adet çift odalı küvet tipi banyolu üniteler bulunmaktadır. 5 adet umumi havuzlu hamamlardan 1 adedi tarihi ve şifalı içme suyu , diğeri ise cilt hamamı olarak adlandırılan ve özel kaynak suyu bulunan hamamdır. Bu 2 hamamda da hem kaynak suyu hemde sontaj suy u mevcuttur. Diğer 3 hamamda ise sontaj suyu ve içmekte için de sıcak şifalı su bulunmaktadır.

Banyo Tedavisi

Romatizma , nevralji – nevrit , artoz : ( Çeşitli bozukluklar gösteren fakat iltihabı olmayan eklem hastalığı , seboraik – deri hastalıkları , kadın hastalıklarından ; aneksit ve salpenritlerde , mavsal yapışkanlıklarına tavsiye edilmektedir.

İçme Tedavisi

Ilık şekilde içilmesi halinde ağrılı ve sıpazmalı mide rahatsızlıklarına , karaciger safra yolları, bağırsağın spastik ağrılarına tavsiye edilmektedir.

GECEK TERMAL KAPLICASI

Mülkiyeti İl Özel İdare Müdürlüğü’ne ait olup yap işlet devret yöntemi ile restore edilerek Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığınca kurulan Gecek Termal Turizm A.Ş. tarafından işletilmektedir.. Gecek Termal Afyon’un en eski kaplıcalarından olup, 49-48 cantigrad derece sıcaklığa ulaşan şifalı suyun bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Gecek kaplıcası sodyum klorürlü-bikarbonatlı kaplıca ve içmede, ortapedik ve nörolojik sekellerin rehabilitasyonunda, metabolizma ve kadın hastalıklarının tedavisinde faydası bulunmaktadır. Şişmanlık ve diyabetik rahatsızlıklara faydalıdır.

ÖMER TERMAL KAPLICASI

Mülkiyeti il Özel İdare Müdürlüğü’ne ait olup yap işlet devret yöntemi ile restore edilerek Ticaret Borsası tarafından kurulan Termal Turizm A.Ş. tarafından işletilmektedir. Ömer Thermal suları kalsiyum sodyum klorür, bikarbonatlı sular sınıfında yer alır.

Thermal suyun tahlilleri sonucu tedavi amacıyla kullanıldığı hastalıkları şöyle sıralayabiliriz: Romatizmal hastalıklar Diskopatiler ve Fasiantendon hastalıkları Kas hastalıkları, ortapedik, nörolojik, dermatolojik hastalıklar Solunum yolu hastalıkları Cilt hastalıkları, şişmanlık, kısırlık, damar sertliği hastalıkları Sinir ve felç hastalıkları.

HÜDAİ TERMAL KAPLICASI

Frigyalılar devrinden bu yana şifa dağıtan Kaplıca; Sandıklı ilçesine 8 Km Afyon’a 60 Km’dir. İlk Hristiyanlık dedvrinde Hieropolis (Koçhisar) Başpiskoposu Sen Mişel hastaları kaplıcada tedavi ederek mucize göstermiş, bundan dolayı Hieropolis ” Mukaddes Şehir” sayılmıştır. Sandıklı Belediye Başkanlığı tarafından işletilen kaplıcada; konaklama ve termal tesisler ve kür merkezleri bulunmaktadır.

Hüdai kaplıcası termal suyu; M.T.A Genel Müdürlüğünün 25.12.1994 tarihli raporuna göre, florür içeren sodyumlu, kalsiyumlu, bikarbonatlı sıcak su sınıfındadır. Buna göre termal suyu, aşağıda belirtilen hastalıkların tedavisinde yararlı olmaktadır. Romatizma, nevralji, nevrit, polinevrit, tendinit, periartit, artroz, romatoit artrit, selülit, siyatik, spondulit, milaji, kadın hastalıkları, polio sekeli, hemipleji, paraploji, kırık sekelleri, çıkık sekelleri, ruhi yorgunluklar, bağırsak hastalıkları, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesinde faydalıdır.

HÜDAİ KAPLICASI

Türkiye’nin kaplıca turizminin en önemli ve bilinen kaplıcalarından biri olan Sandıklı Hüdai Kaplıcası, her yıl Türkiye’den ve dünyanın değişik yerlerinden gelen binlerce insana şifa sunuyor. Hüdai Kaplıcasını diğer kaplıcalardan ayrıcalıklı kılan, suyunun mineral yapısı, çıkış sıcaklığı ve ünlü çamur banyolarıdır.

Sandıklı Hüdai Kaplıcaları, İşletme, Termal Otel ve Eski Otel olarak faaliyet vermektedir. Tesislerimizde; İşletme bölümü tatil köyünde 143 Banyolu, 122 Banyosuz ve yaz sezonlarında faaliyete giren çadır kent bulunmaktadır.

Termal Otel ve Küçük Otel tesislerinin toplam 1900 yatak kapasiteli bulunmakta, kadın erkek ayrı olmak üzere Kardelen Çamur Banyoları, Eski Çamur Banyoları, Kür Merkezi (Su Banyosu, Çamur Banyosu, Türk Hamamı), Açık ve Kapalı Yüzme Havuzları, Kükürtlü havuzlar, çeşitli Termal sular, 24 adet saatlik orkide aile banyoları, atari ve oyun salonu, güzellik salonu, toplantı salonu, disko, marketler, turistik eşya reyonları, Kuaför, Kasap, Kahvehane, fırın ve Restorant, Jimnastik salonu, Yürüyüş Parkurları, Futbol sahası ve masaj ile hizmet vermekte olup, Yeşil alanlar, piknik ve mesire alanları, Dinlenmek için açık hava parkları ile tesislerimiz hizmet vermektedir.

TERMAL SUYUN SICAKLIĞI:
Sondaj kuyularından alınan suyun ortalama sıcaklığı 70°C’dır.

Sondaj Ph değeri: 6,3 – 6,9
Toplam mineralizasyon: 1952-2458 mg/lt
Fiziko kimyasal özellikleri: Termal sular, “sodyum, kalsiyum sülfat, bikarbonatlı termal sular” sınıfına girmektedir. Bu sular aynı zamanda 4mg/lt florür, 332 mg/lt karbondioksit içermekte olup, radyoaktif özellik içermektedir.

ŞİFA DAĞITTIĞI RAHATSIZLIKLAR:
Romatizma, Romatoit Artrit (Ateşli romatizma hastalıkları), Nevraji (Sinir boyunca yayılan iltihaplar), Nevrit (Sinir ucu iltihapları), Polinevrit (Birden fazla sinirin iltihapları), Tendinit (Tenden zedelenmesi), Pariatrit (Eklem zan iltihabı), Artroz (Eklem kireçlenmeleri), Selulit (Yumuşak doku romatizması), Siyatik (Siyatik sinirinin sıkışması), Spondilit (Omurganın kireçlenmesi), Mialji (Kas ağrıları), Kadın hhastalıkları (Kronik dönemlerde), Polip sekeli (Çocuk felci sekeli), Hemipleji (Vücudun her her tarafının felci), Parapleji (Her iki alt ekstremitenin felci), Kırık – Çıkık sekelleri, Kazalardan ve ameliyatlardan kalan sekeller, Ruh, yorgunluklar, Dimağ yorgunluğu, Bağırsak hastalıkları, Böbreklerdeki taş ve kumların düşürülmesi, Cilt ve deri hastalıkları.

KAPLICADA BULUNAN TESİSLER:
• Doğal Çamur Banyoları
• Termal Havuzla
• Tabii Saunalar
• Türk Hamamı
• Masaj Salonları
• Güzellik Merkezi – Koaför
• Bilardo, Masa Tenisi, Oyun Salonu, Alışveriş Merkezi
• Bisiklet Parkuru, Basketbol Sahası, Yürüş Parkurları

KAPLICAYA ULAŞIM
Afyonkarahisar-Antalya Karayolu 65. km

SANDIKLI BELEDİYESİ HÜDAİ KAPLICASI YERLEŞİM BİRİMLERİ:

İşletme Müdürlüğü:
Tel: +90 272 535 73 27 (3 hat)

2 Yıldızlı Otel ve Kür Merkezi:
Tel: +90 272 535 73 20 (7 hat)

3 Yıldızlı Termal Otel ve Kür Merkezi:
Tel: +90 272 535 73 00 (19 hat)
Faks: +90 272 535 73 10 (19 hat)

HEYBELİ TERMAL KAPLICASI

Heybeli Kaplıcasının tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Roma devrinde kaplıcanın işletildiği roma devri tabletlerde yazılıdır. Bizans devri, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında da Kızılkilise (Heybeli) adlı bir köyün varlığı ve kaplıcanın çalıştığına dair bilgiler mevcuttur. İstanbul Üniversitesi Hidroklimatoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin 02.12.1992 tarih ve 92 sayılı raporuna göre Heybeli Termal suyu Ca, Na, HCO3, ve SO4 ieçeren termal suyu olduğu nelirlenmiştir. Buna göre termal su romatizmal hastalıklar, sindirim sisitemi hastalıkları ve metabolizma hastalıklarında faydalıdır.

Heybeli Termal Tatil Köyü tatil anlayisiniza yepyeni bir boyut kazandiriyor. Tatil keyfini eksiksiz yasayabilmeniz için yapilandirilan tesiste istediginiz sosyal aktiviteye katilabilir, sevdiklerinizle birlikte saglik ve eglence dolu bir tatil yasayabilirsiniz.

Heybeli Termal Tatil Köyü’nde her yastan herkesin yararlanabilecegi zengin spor tesisleri bulunmaktadir. Futbol için bir adet çim saha ve bir adet basketbol sahasi bulunan tesiste spor keyfini sürmeniz için özel olarak yapilandirilan yürüyüs parkurlari ve kosma parkurlari da mevcuttur. Doganin keyfine çikarak tertemiz bir havada uzun yürüyüsler yapabilirsiniz.

Heybeli Termal Tatil Köyü’nde kendin pisir – kendin ye tarzinda piknik alanimiz mevcuttur. Ayrica uzun uzun oturup dinlenebileceginiz iki adet çay bahçesi ve nargile sevenler için özel hazirlanmis. Nargile Cafe siz degerli müsterilerimizin hizmetindedir.

Tesislerimizde çoçuklarinizin da rahat ve güzel zaman geçirebilmeleri için iki adet çoçuk oyun parki yer almaktadir. 4 adet kapali, 2 adet açik yüzme havuzu, özel banyolari ve saunasi ile Heybeli Termal Tatil Köyü tatil anlayisinizi degistirecek.

Tesisler

  • 82 adet 218 yatak kapasiteli, içerisinde banyosu olan özel villa
  • 1 adet 25 oda, 102 yatak kapasiteli termal otel
  • 60 adet, 180 yatak kapasiteli halk tipi ev olmak üzere toplam 500 yatak kapasitesi
  • 4 adet üzeri kapali havuz
  • 1 adet üzeri açik havuz
  • 1 adet üzeri açik jakuzili havuz
  • 6 adet özel banyo
  • 1 adet sauna
  • 2 adet çocuk oyun parki
  • 1 adet çim saha
  • 1 adet basketbol sahasi
  • Yürüyüs parkuru
  • Kosu parkuru
  • Fitness Bahçesi
  • Otopark
  • Piknik Alanlari
  • 2 adet çay bahçesi
  • Nargile cafe
  • Market
  • Firin


Konumu

Heybeli Termal Turizm Merkezimiz Afyonkarahisar ili Bolvadin ilçesi sinirlari içerisinde olup, en yakin yerlesim merkezine uzakligi 25 km.’dir. Tesislerimiz 30.400 m2 alan üzerine kuruludur.

Ulasim Olanaklari

il merkezinde 1 adet askeri havaalani mevcut olup, tesislerimize demiryolu ve karayolu ile ulasim mevcuttur. Karayolu ile il merkezinden 20 dakikalik zaman diliminde ulasalabilir.

Yükseklik

Tesislerimiz deniz seviyesinden 985 metre yüksekliktedir.

Iklim Özellikleri

Yazlari sicak ve kurak, kislari soguk ve yagisli geçmektedir.

TARİHÇE
Bolvadin ve Heybeli Termal Kaplıcalarının Tarihçesi

Bolvadin ilçesi; Afyonkarahisar – Konya karayolundan 12 km. içeride olup il merkezi Afyonkarahisar’a 60 km., Emirdağ ilçesine 30 km. mesafededir. Toplam 49 mahallesi ile Afyonkarahisar ilinin en büyük ilçelerinden biridir. Tarihi İpek Yolu’nun da buradan geçmesi ile Bolvadin ve civarına iskan yoğunlaşmış olup, ülkemiz ve dünya turizmine cevap verecek konumdadır.

M.Ö. 295 yılında meydana gelen büyük depremler sonucunda ovanın her tarafından sıcak sular fışkırmıştır. Kaplıcalar neojen, jeolojik zamanda meydana gelmiştir. Bu nedenle vadiye“Şifalı Frigya” denmiştir.

Tarihte Lentos Come (Lentos Kome) kaplıcası olarak geçer. Kaplıcanın batı tarafında kasabanın kilisesi vardır. 1116 tarihinde yapılan Bolvadin Savaşı sonunda bölge tamamı ile Türklerin egemenliğine geçmiştir. Türkler kaplıcayı aldıktan sonra buradaki kiliseden dolayı Kızıl Kilise köyü ismini almıştır.

Bolvadin Belediyesi’nin mülkü olan kaplıca, Kızıl Kilise Kaplıcası ismi ile anılır. Kaplıca sularının oluşan tortudan dolayı (kirs) Kızıl Kirse Kaplıcası ismi de kullanılmaktadır.

GECEK KAPLICASI

Toplam yatak kapasitesi 130 olan Gecek Kaplıcasında termal havuzlar ve banyo imkanları mevcuttur. Odalar yataksız olup, yatak müşteri tarafından temin edilmektedir. Ancak bu tesisler Afyon Ticaret Odası tarafından yenileşmeye tabi tutulmuştur.
Mülkiyeti İl Özel İdare Müdürlüğü’ne ait olup yap işlet devret yöntemi ile restore edilerek Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığınca kurulan Gecek Termal Turizm A.Ş. tarafından işletilmektedir..
Gecek Termal Afyon’un en eski kaplıcalarından olup, 49-48 cantigrad derece sıcaklığa ulaşan şifalı suyun bir çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Gecek kaplıcası sodyum klorürlü-bikarbonatlı kaplıca ve içmede, ortapedik ve nörolojik sekellerin rehabilitasyonunda, metabolizma ve kadın hastalıklarının tedavisinde faydası bulunmaktadır. Şişmanlık ve diyabetik rahatsızlıklara faydalıdır.

Sandıklı Termal Otel

Termal Otel ve Kür Merkezi: 132 oda 264 yatak kapasitelidir. Odalarda termal banyo imkanı da bulunan otelde 2 adet büyük kapalı termal havuz (günlük 1000 kişilik), 9 adet halk tipi saatlik termal banyo, 8 adet umumi çamur banyoları (günlük 1250 kişilik), 24 adet özel saatlik banyolar, tabii saunalar, içmeler, 250 kişilik açık ve kapalı restoran, lobi, lobi bar, okuma salonu, kuaför, market, turistik eşya reyonu, 100 kişilik konferans salonu, disko, çocuk parkı, açık termal havuz, gezi ve yeşil alan parkurları, masa tenisi, dinlenme mekanları ve açık otopark ile yıl boyunca hizmet vermektedir. Otele tüp geçit ile bağlantılı olan kür merkezi tüm müşterilerinin hizmetine devam etmektedir. Termal Otele ait kür merkezine, Sağlık Bakanlığı tarafından 25.11.2002 tarih ve 3 sayı ile kaplıca işletme izni verilmiştir.

[Gazlıgöl+Kaplıcaları.jpg]

Tarihçesi: Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir Kralmış. Kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Tanrı’ya yakarıp yalvarırmış bir çocuğu olması için. Nihayet Kral Midas’ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş. Kral’ın kızı Suna; genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış. Bu güzel kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu çıbanları hiçbir hekim iyileşti-rememiş. Ağrısına ve sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna; yollara düşmüş. Dağ tepe demeden gezip dolaşır olmuş. Kral Midas, kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın toprakları içindeki Afyon yakınlarına kadar gelmiş güzel kız. Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış. Biraz su içebilmek için su aramış. Şu an Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız, çevresindeki bataklığa aldırmadan koşmuş suya. Eğilerek o sudan kana kana içmiş. Bir de bakmış, suyun değdiği yerlerde bir tatlı gıcıklanma, bir sancı kesilme, bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendini suyun içine. Ağrıları yavaşlamış. Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış. Suna, uyandığında ağrılarının kalmadığını, çıbanların kurumaya başladığını görmüş. O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta sonra çıbanları, yaraları tamamen geçmiş. Suların aksinde eski güzelliğine kavuştuğunu gören güzel Suna , sevincinden deliye dönmüş. İleriden onu gözleyen gözcüler, kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler. Suna başına gelenleri bir bir anlatmış. Sonra saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş. Kızına “Seni hangi hekim iyileştirdi, söyle hekimbaşı yapayım?” demiş. Sunada ” Beni hekim değil, ülkende çıkan sıcak su iyileştirdi, baba” diye cevap vermiş. Bunun üzerine Kral, “Tez oraya bir hamam yapılsın, gelen geçen dertliye derman dağıtır.” diye ferman vermiş. Bu kaplıcanın Frigyalılar zamanından beri kullanıldığı sanılmaktadır.

Özellikleri: Kimyasal sınıflandırılmasının; bikarbonat, sodyum, karbondioksit ve hidrojen sülfürlü olarak yapıldığı Gazlıgöl kaplıcası suyunun içinde klorür, iyodür, bromür, florür, sülfat, nitrat, nitrit, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat, hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra, serbest karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazları bulunmaktadır. Ayrıca kaplıcanın temperatürü 64 C, radyoaktiviTlferi Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında değişmekte olup, pH değerleri ise 6,9’dur.

Şifa Özellikleri: Gazlıgöl kaplıcasından, içme ve banyo tedavileri için faydalanılmaktadır. Suyun bulunduğu kapalı ortamlarda meydana gelen nemli ve buharlı havanın solunumu da tedavi edici bir etki göstermektedir. Genel olarak romatizmal hastalıklar ve dolaşım sistemi sendromları rahatsızlıkları adı altında; karaciğer, safra kesesi, mide ve bağırsakların spastik ağrılı sendromları, nevralji, nevrit, artroz, saboreik deri hastalıkları ve kadın hastalıkları tedavisinde faydalı olduğu gözlenmiştir. İçme tedavisi kürler şeklinde yapılır. Yapısında bulunan karbondioksitin periferik dolaşımı genişletici ve kan dolaşımını düzenleyici etkisi bulunduğundan içilmesi tavsiye edilmektedir. Solunum yoluyla kalbin çalışma kapasitesine, ritmine, atım hacmine etkileri, koroner damarları genişletici ve arteriel tansiyon düşürücü tesirleri olduğu gibi solunum yollarını rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır. Ayrıca, metabolizma hastalıklarında da bir taraftan sıcağın etkisi ile, özellikle buğu banyolarında terleme ve yıkım faaliyeti hızlandırılırken, diğer taraftan içmece kürleriyle metabolik faaliyet zincirinde önemli rolü olan organların çalışmasını düzenlenmektedir. Gazlıgöl kaplıcasında vücudun ihtiyaç duyduğu kombine bir tedavi ve dinlenme imkânı rahat bir şekilde sağlanabilmektedir.

Bolvadin Heybeli kaplıcalarının Konumu: Heybeli Kaplıca alanı Afyonkarahisar İli’nin doğusunda yer alan Bolvadin İlçe sınırları içerisinde bulunmaktadır. Kaplıca alanı Antik kral yolu üzerine kurulmuş bir yerleşim merkezi olup Roma devri kaynaklarında adı Leontes Come olarak geçmektedir. Selçuklu ve Osmanlı kayıtlarında Kızılkilise olarak adı geçen köyün olduğu yerde bugün antik bir höyük ve çevresinde eski mezar ve yapı kalıntıları bulunmaktadır.

Bolvadin Heybeli kaplıcalarının Tedavi (Endikasyon) Özellikleri: Romatizmal hastalıklar (iltihaplı eklem romatizması), Ankilozan spondilit (omurganın zamanla hareketsiz hale geldiği hastalık türü), Osteoporoz (kireçlenmeler), Sedef benzeri deri hastalıkları, Yumuşak doku romatizması (fibromyalji, mafsal ağrıları), Bel ve boyun fıtıkları, siyafalji gibi disk hastalıkları,fasia-tendom hastalıkları, safra kesesi böbrek ve idrar yolu hastalıkları, Mekanik bel ve boyun ağrıları, çeşitli ortopedik ameliyatlardan sonra eklemlerde oluşan tutukluk ve sertlikler, mide ve bağırsak hastalıkları, nörolojik hastalıklar (nevraljiler, paraliziler gibi sinir ağrıları ve felçler, kas hastalıkları, erkeklerde cinsel işlev bozuklukları ve kısırlık sorunları, saç ve deri hastalıkları, kronik ağrılara, içme uygulamaları şeklinde osteoporoz ve üst gastrointestinal sistemin fonksiyonel rahatsızlıklarına olumlu etkisi görülmektedir.

Şifa Merkezi Bolvadin Heybeli Kaplıcaları
Heybeli Kaplıcaları, Bolvadin’e 27 km, Afyon’a 25 km. Afyon ile Bolvadin Karayolu’nun üzerinde bulunuyor.
Kaplıcanın tarihi Roma devrine dayanıyor ve yüzyıllardır şifa dağıtıyor. Malum, Afyon bölgesi kaplıcalarıyla ünlü bir şehrimiz ama, Bolvadin’deki suyun özelliği diğer kaplıcalarda pek bulunmuyormuş.


Romatizmal hastalıklardan mide rahatsızlıklarına, kadın hastalıklarından cilt hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa iyi geldiği, bizzat tedavi olanlar tarafından heyecanla dile getiriliyor.
Bir hafta önce bastonla gelen kişilerin tesislerden ayrılırken yürüyerek gittikleri anlatılıyor.
Suyla gelen şifanın artık inkâr edilemez bir boyutta olduğu Bolvadin’de daha iyi anlaşılıyor. “Hava bedava, su bedava” sözleri sanki Bolvadin’e göre söylenmiş.
Heybeli Kaplıcaları’nın işletmesini belediye kendisi yapıyor. Kaplıcanın misafirleri arasında hemen hemen Türkiye’nin her yanından gelenler var. Tabii, ağırlıklı olarak yöre halkı daha çok istifade ediyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s